Devletler egemen varlıklardır. Bütün devletler için bağlayıcı uluslararası kuralları belirleyecek bir kanun koyucu (parlamento) bulunmaz. Bu sebeple uluslararası hukukun temel kaynağı uluslararası anlaşmalardır. Uluslararası anlaşmalar, devletler veya uluslararası örgütler arasında yapılır, iki ya da çok taraflı olabilir. İnsan haklarına ilişkin uluslararası anlaşmalar genellikle çok taraflıdır. 2. Dünya savaşında yaşanan ağır insan hakları ihlalleri, insan haklarının sadece ulusal değil aynı zamanda uluslararası alanda da korunması düşüncesini ortaya çıkarmıştır.

Avrupa’nın en genç ülkesi Kosova’da, bağımsızlık ilanının sonrasında kabul edilen anayasada, insan haklarıyla ilgili bazı uluslararası anlaşmaların doğrudan uygulanacağı düzenlenmiştir:

“Madde 22 [Uluslararası Anlaşma ve Belgelerin Doğrudan Uygulanması]

Aşağıdaki uluslararası anlaşma ve belgelerle güvence altına alınmış olan insan hak ve özgürlüklerinin, bu anayasayla da güvencesi sağlanmış olup, Kosova Cumhuriyetinde doğrudan uygulanır ve yasa ya da kamu kuruluşlarına ait diğer yasal hükümlerle çelişmesi durumunda, aşağıdaki belgelerin önceliği vardır: (1) Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesi; (2) Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerini Koruma Sözleşmesi ve Protokolleri; (3) Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ve Protokolleri; (4) Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi; (5) Her Türlü Irksal Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi; (6) Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi; (7) Çocuk Hakları Sözleşmesi; (8) İşkence, Vahşet, İnsanlık dışı ve Onur Kırıcı Ceza ve Muamelelere Karşı Sözleşme.”(Bu metinlerin Türkçe versiyonlarına internetten ulaşılabilir.)

Bu maddede belirtilen anlaşmalar, insan hakları alanında en önemli anlaşmalar arasında sayılabilir. Modern ve özgürlükçü bir anayasa olma iddiası taşıyan Kosova Anayasası’nda böyle bir maddenin olması şaşırtıcı değildir. Benzer bir madde, UNMIK tarafından ilan edilen 2001 Anayasal Çerçevesinde de bulunmaktaydı. Bununla birlikte, uluslararası anlaşma listesinde iki eksiklik göze çarpmaktadır. Sosyal haklarla ve özellikle işçi haklarıyla ilgili olan, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi ve Avrupa Sosyal Şartı listeye eklenmemiştir.  Bu eksikliklere rağmen, anayasada insan haklarına ilişkin böyle bir maddenin bulunması isabetlidir.

UYGULAMA  VE ULUSLARARASI KURULUŞLARA ÜYELİĞİN ÖNEMİ

Yukarıda belirtilen insan haklarına ilişkin uluslararası anlaşmalar zengin bir içeriğe sahiptir ve önemli hakları düzenlemektedir. Bununla birlikte, aklımıza gelmesi gereken asıl soru, bu anlaşmaların, kabul eden devletler tarafından uygulanıp uygulanmadığının nasıl denetleneceğidir. Sözgelimi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi herhangi bir denetim sistemi öngörmemiştir. Bu durumda, sözleşmede belirtilen hakların uygulanıp uygulanmaması, kabul eden devletin takdirine kalmaktadır. Başka bir ifadeyle, sözleşmenin kağıt üzerinde kalma olasılığı vardır. Bu sebeple, daha sonradan kabul edilen Kişisel(Medeni) ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, İşkence, Vahşet, İnsanlık dışı ve Onur Kırıcı Ceza ve Muamelelere Karşı Sözleşme vb. sözleşmelerde denetim sistemi getirilmiştir. Bu anlaşmalara göre denetimler, uzman bir komite tarafından yapılmaktadır, fakat kararları çoğunlukla tavsiye niteliğindedir. En etkili denetim sistemini getiren uluslararası anlaşma Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerini Koruma Sözleşmesi ve Protokolleridir. Bu uluslararası anlaşma gereği, Avrupa Konseyi’ne bağlı faaliyet gösteren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM) kurulmuştur. Belli koşulların  gerçekleşmesi halinde, bireyler ve topluluklar konsey üyesi devlete karşı dava açabilmekte ve insan hakları ihlali varsa üye devletten tazminat alabilmektedir. (Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği aynı örgütler değildir. Türkiye, Rusya, Arnavutluk gibi bazı ülkeler Avrupa Birliği’ne üye olmadıkları halde Avrupa Konseyi’ne üyedirler.)

Kosova ne Birleşmiş Milletler ne de Avrupa Konseyi üyesi değildir. Bunun sebebi, kendisini tanımayan ülkelerin bu üyeliğe de engel olmasıdır. Dolayısıyla Kosova vatandaşları da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapamamaktadır. Bu noktada Avrupa Konseyi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara üyeliğin önemi ortaya çıkmaktadır.

AİHM KARARLARININ UYGULANMASI

Kosova Anayasası’nda yukarıda sözü edilen sorunu bir ölçüde gideren bir madde bulunmaktadır:

“Madde 53 [İnsan Hakları Hükümlerinin Yorumlanması]

 Bu anayasayla güvenceye bağlanan insan hak ve temel özgürlüklerinin yorumlanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla uyumlu şekilde yapılır.”

Bu maddeye göre, sadece uluslararası anlaşma metinleri değil, aynı zamanda bu metinlerden Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerini Koruma Sözleşmesi ve Protokolleri’nin en önemli yorumunu oluşturan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları da Kosova’da anayasal güvenceye sahiptir. Bu maddenin uygulamaya nasıl yansıdığı ise merak konusudur. Kosova’daki mahkemelerde bu maddenin ne kadar uygulama alanı bulduğuna dair bilgi sahibi değilim. Bununla birlikte bu maddenin etkili şekilde uygulandığına dair şüphe duymamız için iki sebep vardır: 1. AİHM kararları genellikle İngilizce ve Fransızca yayımlanmaktadır. 2. AİHM kararları oldukça uzun ve ayrıntılıdır. Kosova Anayasa Mahkemesi’nin uygulaması ile ilgili olarak ise eski Anayasa Mahkemesi başkanı Enver Hasani ve üye Ivan Cukalovic’in Yorum(Komentar) kitabı fikir vermektedir. Bu kitaptan hareketle, Anayasa Mahkemesi’nde alınan kararlarda AİHM kararlarının dikkate alındığı gözlenmektedir. Zaten anayasanın yorumu ile ilgili nihai otorite olan Anayasa Mahkemesi’nin anayasayı uygulamaması çelişkili olurdu. Fakat bu noktada da akla şu soru gelebilir: Anayasa Mahkemesi ileride bu maddeyi yeteri kadar dikkate almazsa ne yapılabilir? Bu sorunun cevabı belirsiz ve olumsuzdur. Çünkü Anayasa Mahkemesini denetleyebilecek başka bir anayasal organ bulunmamaktadır. Sonuç olarak, Kosova’da insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerin etkili bir şekilde uygulama alanı bulabilmesi için Kosova’nın başta Avrupa Konseyi ve diğer uluslararası kuruluşlara üye olması hayati önem taşımaktadır.

 

İbrahim Ömer (av.ibrahimomer@gmail.com)

Bursa Uludağ Üniversitesi Kamu Hukuku doktora öğrencisi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir